Küresel ısınmanın tehdidi altındaki göl, 3-4 yıl içinde yarısını, 10 yılda ise tamamına yakınını kaybetme riskiyle karşı karşıya…

Su kapasitesinin 3’te 1’ini son 35 yılda kaybeden, Türkiye’nin 7’nci büyük gölü ve 14 Ramsar alanından biri olan Burdur Gölü gün geçtikçe kuruyor. 2015 yılında farkındalık yaratmak amacıyla ‘Lavanta Deresi Projesi’ kapsamında, 670 dekarlık araziye lavanta, kekik ve ada çayı dikilmişti.

‘Burduricus’ olarak adlandırılan balık türünün  tek yaşam alanı olarak bilinen Burdur Gölü, bilinçsiz sulama ve buharlaşma nedeniyle hızla yok oluyor. Burdur Gölü ve bölgedeki diğer göller ile Burdur yaban hayatı üzerine çalışan Doğa Koruma ve Milli Parklar Burdur Şube Müdürü Tamer Yılmaz, son yıllarda hızla kuruyan ve tamamen yok olma tehlikesi altındaki Burdur Gölü’nün iki gözyaşı damlasını andıran görüntüsünü, drone ile fotoğrafladı. Etkileyici görüntü, son 50 yılda su kapasitesinin 3’te 1’ini kaybeden gölün hızla yok oluşunu da gözler önüne serdi.

Kuruyan Burdur Gölü

Yaklaşık 5 yıl önceye kadar 4.3 milyar ton su içeren, son dönemde yılda 330 milyon tonunu kaybeden gölün tehlike derecesi artmaktadır. Lisinia Doğa Yaşam Alanı kurucusu Öztürk Sarıca, “Burdur Gölü’nün 50 yıl önceki su kapasitesi 7.5 milyar tonken, şu an bu miktar 3.5 milyar tona düşmüş durumda. Göl artık yalnızca yağmur sularıyla besleniyor. Bugün tarımsal sulama için kullanılan suyun miktarı 190 milyon ton. Bölgedeki tarlaların büyük kısmı vahşi sulama yöntemiyle sulandığı için muazzam su kaybı yaşanıyor. Ayrıca ekimi tercih edilen tarım ürünlerinin büyük kısmı bölgeye uygun ürünler değil. Yörede 1 büyükbaş hayvan başına yıllık tüketim bin ton suyu buluyor” dedi.

Bölgede tarımsal sulamada damlama ve yağmurlama sistemlerine geçilebilirse yıllık su tasarrufunun 75 milyon tonu bulacağına işaret eden Sarıca, “Bu miktar, gölün yıllık su açığı olan 70 milyon tonu karşıladığı gibi, hızla tüketilen dip suyunun da yeniden yükselmesini sağlayacak. Vahşi sulamaya göre yüzde 75 daha tasarruflu olduğu belirlenen damla sulama yönteminde toprak kalitesine zarar verilmediği gibi, ürün miktarının artmasına da katkı sağlanıyor. Damla sulama yöntemiyle su, toprağın 80 santimetre altına sızabiliyor. Bu hızla devam ederse göl 3-4 yıl içinde yarısını kaybetme, 10 yıl içinde de tamamına yakını kuruma tehlikesi yaşıyor. 10 yıl sonra küçücük bir alanda kalabilir” diye belirtti. Ayrıca kuruyan gölün çekilmesi durumunda yüzeye çıkan kara parçası rüzgarla havaya karışacaktır.

Haberi daha detaylı okumak isteyen okurlarımız için

Benzer yazılarımız için;

Su Kirliliğine Giriş ; Su Kirliliği 101

Yenilebilir, Biyobozunur Yosun Bazlı Su Şişesi, Plastiklere Alternatif mi?

Herkese meydan okuyoruz! #haditemizleyelim