İklim hızla değişiyor, doğal yaşam bölgeleri tanınmayacak hale geliyor, ormanlar tek tek yok oluyor, denizler giderek yükseliyor… Fakat çoğu zaman biz bunları görmüyoruz bile. Neden mi? Şehirdeki binalar arasında doğanın yok oluşunu gözlemlemek oldukça güç hale geldi, ama durum kırsal kesimlerde aynı değil. Araba yolculuklarında geçip giderken camdan seyrettiğimiz buğday tarlalarının üzerine termik santraller, uçsuz bucaksız ormanların üzerine fabrikalar kuruldu. Ancak biz bunları çok daha az görür olduk maalesef. Giderek azalan araba yolculukları, yerini bu manzaraları daha da hızlı bozan uçak yolculuklarına bıraktı.

Evet, iklim değişiyor, fakat biz, buna pek de şahit olmadan, üzerlerinden uçup gidiyoruz. Her gidişimizde de üstlerine acımasız ayak izimizi, sonsuza kadar kalmak üzere bırakıyoruz. Günümüzde havayolu taşımacılığı, en büyük ekolojik tahribatı yaratan insan aktivitelerinden bir tanesi. Hatta kişisel karbon ayak izimizde, uçak yolculukları en büyük paya sahip. Küresel karbon salınımının %2’sini tek başına havayolu ulaşımı oluştururken bu yüzdenin 2050 yılında 22’yi bulması bekleniyor. Uçuşların karbon ayak izi öylesine büyük ki, Türkiye – Amerika arası gerçekleştirilecek tek bir seyahat, bir bireyin tüm yıllık karbon salınımına eşit. Üstelik bu salınım direkt olarak atmosfer ve üst katmanlarına yapıldığı için, sera gazlarının etkisi normalden de fazla görülüyor.

Başka bir problem ise, diğer sektörlerin aksine, şu anda günlük 8 milyon insanı uçurmanın daha yeşil bir alternatifinin (kömür yerine güneş enerjisi, ampul yerine LED vb.) bulunmaması. Uçakların yakıt tüketiminde daha verimli hale geldiği doğru, ancak büyüyen talebe yetişebilecek hızda değil. Bununla birlikte, elektrikli uçaklara binmemize de daha çok zaman var gibi. Kilo başı enerji açısından piller, jet yakıtlarının yanına yaklaşabilecek gibi değil. Bu durumda da, yenilenemez enerji kaynaklarının tüketimi hızla devam ediyor.

Ne yazık ki, ülkemizde tüketim ve karbon salınımı, doğal kaynakların kendini yenileyebilme hızından daha fazla. Bunun bilincinde olan Ege Orman Vakfı başlattığı Karbonsuz Uçuş kampanyası ile uçak yolculuklarımız boyunca oluşturduğumuz karbon ayak izini, ağaç dikerek telafi etmeyi amaçlıyor. karbonsuzucus.com web sitesinde öncelikle gerçekleştirdiğimiz uçuşun detaylarını girerek sebep olduğumuz karbon salınımını hesaplayabiliyor, bunun karşılığında kaç ağaç dikilmesi gerektiğini görüntüleyebiliyor ve bağışta bulunabiliyoruz. Bununla birlikte web sitesinde küresel ısınma, uçuşların ve diğer insan aktivitelerinin yarattığı karbon ayak izi, bunu azaltmak için neler yapabileceğimiz gibi birçok konuda bilgilendirici içerik bulunuyor.

Son olarak, ulaşım aktiviteleri sırasında meydana getirilen karbon salınımı işte bu 3 adımla azaltılabilir:

  1. Karbon salınımınızın karşılığı miktarda ağaç dikin.
  2. Kısa mesafeli yolculuklarda uçak yerine araba ile seyahat etmeyi tercih edin. Salınımı az olmasa da, bir uçak yolculuğundan daha az olduğu kesin. Elektrikli arabalar ise en iyisi.
  3. Günlük ulaşım için kişisel aracınız yerine toplu taşımayı tercih edin. Mümkünse bisiklet kullanın.

Şimdiden umarız ki, bu yaz seyahatlerinizi planlarken tüm bunları göz önünde bulundurursunuz. İyi uçuşlar (!)

Kaynak:
Karbonsuz Uçuş
It’s time to wake up to the devastating impact flying has on the environment