Gelecek nesillere temiz ve sağlıklı bir çevre bırakabilmek için sürdürülebilirlik gereklidir. Peki ya sürdürülebilirlik, çevresel sürdürülebilirlik kavramları ne zaman ortaya çıkmıştır? Çevresel sürdürülebilirlik nedir?

Sürdürülebilirlik Nedir?

İlk kez 16 Haziran 1972 tarihinde Stockholm Konferansı’nda dünya üzerindeki kaynakların hızla tükendiği ve önlem alınmazsa ciddi problemlere sebep olacağı rakamlarla ifade edilmiştir. Durumun ciddiyetinin ilk kez bu kadar farkına varan ülkeler en başta ne yapacakları konusunda emin olamamışlardır. Sürdürülebilirlik kavramı ilk defa 1987 yılında Norveç Başbakanı Gro Harlem Brundtland başkanlığında toplanan Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonu (World Commission on Environment and Development) ‘Ortak Geleceğimiz’ (Our Common Future) raporunda kullanıldı. Sürdürülebilirlik kavramı ilk kez somut verilerle bu raporda yer almıştır. Raporda alınabilecek önlemler ifade edilirken ‘Sürdürülebilirlik’ kelimesi telaffuz edilmiş ve literatüre kazandırılmıştır.

Sürdürülebilirlik kavramı en basit tabirle, günümüz kaynakları kullanılırken gelecek nesillere aktarabilmek adına kaynaklara zarar vermeden kalkınmak olarak tanımlanabilir.Sürdürebilirlik kavramı ile birlikte dünya genelindeki tüm ülkelere çağrı yapılmış ve insanlığın ortak sorunu olan bu konuya bir çözüm bulma yolu olarak seçilmiştir.

Çevresel Sürdürülebilirlik Nedir?

Dünya şu anda doğal kaynakların hızla tükendiği ve tükenen kaynakların telafisinin çok güçleştiği bir durumdadır. İnsan ve diğer canlıların yaşamını tehlikeye sokan bu durum, insanları çözüm önerileri getirmeye yöneltmiştir. Bu bağlamda ‘çevresel sürdürülebilirlik’ anlayışı yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Ancak ne yazık ki, çözüm önerileri yalnızca kağıt üzerinde kalmakta, artan üretim ve tüketim çılgınlığı yüzünden çevre ihmal edilmektedir. Çevresel sürdürülebilirlik doğal kaynakların yerinde kullanılarak gelecek kuşaklara aktarılması ve devamlılığının sağlanmasıdır. Çevresel sürdürülebilirlik kavramını esas alan politikalar geliştirme yoluna giren devletler uluslarası protokoller ve anlaşmalar imzalamıştır. Her ne kadar insanlar durumun farkına varıp önlem almaya çalışsalar da ekonomik çıkarlar önerilerin hayata geçirilmesine mani olmaktadır.

Çevresel sürdürülebilirlik ile ilgili yapılan en önemli çalışmalardan biri 1972 yılında Roma Kulübü tarafından yayınlanan ‘ Büyümenin Sınırları’ adlı rapordur. Bu raporda doğal kaynaklar ile büyüme arasındaki bağlantıya dikkat çekilirken sürdürülebilirlik konusuna yer verilmiştir. Yine 1972 yılının Haziran ayında İsveç Stockholm’da BM tarafından ‘Birleşmiş Milletler İnsan ve Çevre’ konferansı düzenlenmiştir. Bu konferansta yenilenemez enerji kaynaklarının yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artması gerektiğinden bahsedilmiştir. Ayrıca çevre korunmasına yönelik alınması gereken önlemlere yer verilmiştir.