Birkaç yıl önce sitemizde paylaştığımız bir bilgi hepimizi şoke etmişti: araştırmalara göre haftada ortalama 5 gram, yani bir kredi kartı ağırlığında plastiği farkında olmadan vücudumuza alıyor olabilirdik. O günden bu yana bilim dünyası mikroplastikleri çok daha yakından incelemeye başladı. Peki son araştırmalar ne söylüyor?

Önce hatırlayalım: Mikroplastik nedir?
Mikroplastikler, 5 milimetreden küçük plastik parçacıklar. Bir kısmı kozmetik ürünler gibi kaynaklarda kasıtlı olarak üretiliyor; büyük kısmı ise poşetlerin, şişelerin, sentetik kumaşların ve araba lastiklerinin zamanla ufalanmasıyla ortaya çıkıyor. Sorun şu ki bu parçacıklar artık her yerde: okyanusların en derin noktasında, kutup buzullarında, soluduğumuz havada ve içtiğimiz suda.
Bilim ne diyor: Kanımızda, plasentada, hatta beynimizde
Son yıllarda yapılan araştırmalar, mikroplastiklerin insan vücudundaki varlığına dair çarpıcı bulgular ortaya koydu. Bilim insanları mikroplastik parçacıklarını insan kanında, akciğer dokusunda, plasentada ve hatta beyin dokusunda tespit ettiklerini raporladı. Bu parçacıkların sağlığımıza etkileri henüz tam olarak aydınlatılabilmiş değil; ancak araştırmalar iltihaplanma, hücresel stres ve bazı kronik hastalıklarla olası bağlantılar üzerinde yoğunlaşıyor.
Bu arada dürüst olalım: meşhur “haftada bir kredi kartı” hesabı da bilim dünyasında tartışılıyor; bazı araştırmacılar gerçek miktarın bundan daha düşük olabileceğini söylüyor. Ama uzmanların üzerinde uzlaştığı nokta değişmiyor: mikroplastikler vücudumuza giriyor ve bu, uzun vadede risk taşıyan bir durum.
Maruziyeti azaltmak için neler yapabiliriz?
Mikroplastiklerden tamamen kaçınmak ne yazık ki mümkün değil, ama azaltmak elimizde:
- Plastik şişe yerine cam veya çelik matara kullanmak
- Plastik kaplarda yiyecek ısıtmamak (özellikle mikrodalgada)
- Sentetik yerine doğal liflerden kumaşları tercih etmek ve çamaşırları daha düşük devirde yıkamak
- Tek kullanımlık plastiklerden mümkün olduğunca uzak durmak
Ve tabii en kalıcı çözüm: plastiğin doğaya karışmasını en baştan önlemek. Çünkü bugün denize attığımız her poşet, yarın tabağımıza mikroplastik olarak geri dönüyor.
Kaynakça: WWF & Newcastle Üniversitesi araştırması, hakemli dergilerde yayımlanan mikroplastik çalışmaları (Environment International, Nature Medicine vb.)
Eski mikroplastik yazılarımız :
Mikroplastikler balıkları üreme dönemine ulaşmadan öldürüyor